28 Aralık 2010 Salı

Saçma Sapanım

Anlamam nedendir bu yaşadıklarım
ama vardır elbet bır sebebı, zamanla anlarım...

Daha fazla sınava tabi olmak istemiyorum artık
gercekten çok sıkıldım...

Sebep sorma bana burda açıklayamam
içimde yaşarım ben yine herzaman olduğu gibi
bıkmadan usanmadan...

Ama çok çok bunalırsam ki bu kadarı yeter
paylaşırım elbet...

Ben hiç bu kadar mutsuz olmamıştım...

Kendime kötülük yapıyorum ben aslında,
Hemde çokçana fazla...

Yol yakınken düşün biraz diyorum bazen
Ama onuda yapamıyorum zor gelıyor belkı
bazı şeyleri kabullenmek.

Yazasımda yok aslında uzun zaman oldu sana uğramayalı...

Bomboş bir alanda ağlayasım var mesela
bağıra çağıra isyan edesim geliyor ara sıra.

Yok yere öfkelenip en ufak bir şeyde ağlıyorum ben.

Kendimi boşluğa bırakasım gelıyor.
Kaybolmak istiyorum...

Çevremdekileri sorguluyorum,
Aslında kendimi sorguluyormuşum her seferinde...

İnsanın hayatında sorunlar hiçmi bitmez
hepmi olumsuz olur?

Benim tek problemim çevremdekileri kırmaktan
fazlasıyla korkmak oldu,
hep kendımden ödün verdim,
hep başkaları için değişmeye çalıştım...
Kendim olmak isterken bambaşka bir ben çıktı sonra ortaya...

Onada alışmaya çalıştım,
Sosyal hayatımdan ödün verdim,
kendimden ödün verdim,
oda yetmedi değiştim
yapılmaması ıstenen şeyleri yapmadım,
Ama yinede benden kötüsü
benden olumsuzu olmadı...

Yapılması gerekenler neydi diye sordum
bocaladım durdum...
Ben yinede bir sonuca varamadım...

Hayattaki tek gerçek varolmak değildi
Hayat herzaman yeni bir şeyler çaldı benden
artıları da oldu ama benden götürdükleri daha çoktu...

Bir karar vermek zorundayım
kendim olmalıyım birazda...
Ya daha fazla yanlışa sürüklenmeli,
yada olduğum yerde durmalıyım...

Sence hangisi?

23 Kasım 2010 Salı

Olmuyorsa zorlamayacaksın!

Olsun istersin…
Hatta olsun diye yapılması gerekenden
daha da fazla üstelersin.
Aşktır ;
değer verirsin,
ödün verirsin,
sevgiden de öte saygı gösterirsin,
olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin…

Bakarsın,...
ne anlattığını anlayabilmiş (?)
ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde.

İştir ;
sabahlarsın, “olsun” diye,
ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin…

Dosttur ;
hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler,
kendine ayırmadığın onca şeyi
“O’na” ayırmaya çalışırsın…
Sonra olayın içinden kendini çıkartır
şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın…
Bakarsın ki her şey başladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!
Gönlün rahat mı?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın…

Can Yücel

12 Kasım 2010 Cuma

Güzel bir gün


Bugün güne öyle pozıtıf başladımki
ben bile şaşırdım kendi kendime,
Uzun zamandan sonra
bunu nasıl becerebildim diye?

Düşündüm durdum.



Aslında cevabı bellıydı
bu sene tatıl yapamamıştım

ve bayram tatili bana iyi gelicekti...



Ama tek nedende bu değildi aslında

Gergin geçen bir haftadan
hatta birkaç haftadan sonra

böyle bir güne başlamak güzel oldu benim için...



Uyandım hemde gülerek,
Oysa rüyada görmedimki.

Genelde güzel rüyalar gördüğümde
gülerek
kalkarım ben...


Evden cıktıgımdada gülümsüyordum aslında

Sonra tanıdıklarıma gülümseyerek günaydın dedim

İşe geç kalmış olmama rağmen gülümsüyordum.

Taa ki bir şarkıyı dinleyene kadar...
Başında şiir olan bir şarkı bu...
Anlamadım aslında ama
herşeye rağmen

uzun zamandan sonra,

böyle bir güne başlamak güzeldi...

İstatistik



Bugün istatistiklere baktım
En çok okunan yazım
ilk sıradaki tabiki
''
Ricardo Quaresma Q7 welcome to Beşiktaş'' i
kinci sıradakide
Ortaya benden Sadri Alışık, Kerem Alışık, Atilla İlhan ve Ceyhun Yılmaz karışık
Çok sevdim ben en çok tıklanan yazı olmasını...

ALPAY FUNDA ARAR YANARIM 2010 VIDEOKLIP

Ne yeni bir sevda ister
Ne de sensiz bir dakika
Gece gündüz, hep seni bekler
Şu deli gönlüm

Bi kerecik görsem seni
Doya doya öpsem seni
Çok özledim affet beni
Gel affet beni

Yanarım yanarım geri dönmezsen
Ölürüm kalırım seni görmezsem
Bir daha elini bana vermezsen

Ararım sorarım seni her yerden
Koparıp atamam seni gönlümden
Kıyarım canıma beni sevmezsen

10 Kasım 2010 Çarşamba

Atam izindeyiz


1881 yılıydı Selanikte bir bayramdı sanki Atamızın doğuşu... Küçük yaşta babasını yitirmişti.Şemsi efendi mektebinde ilk okulunu okumuştu.Asker olmaktı amacı Ülkesine,TÜRKLÜĞÜNE bağlı her TÜRK genci gibi oda vatanı için birşeyler yapmak istiyordu... Annesine bile haber vermeden Selânik Askeri Rüştiyesi’nin sınavına girip başarısının ilk adımını atmış Askeri okulun sınavını kazanıp öğretmenleri tarafından sevilen bir öğrenciydi, Teğmen rütbesi ile ,Harp akedemisine devam etti,Yüzbaşı rütbesiyle akademiyi tamamladı ... Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazdıranda ''Çanakkale Geçilmez''dedirtende yine bizim Atamızdı...Cumhuriyetimizi ilan eden,Ülkemize çağdaş olmayı ve laikliği getiren,bir çok savaş kazanan, bir lider olarak kitleleri etkileyen,bir devlet adamı olarak başarılı bir yönetim sergilemiş bugünkü devlet büyükleri gibi ülkesini satmamış seçme ve seçilme hakkını insanların elinden alabilmek ve ülkedeki bölücülüğü sağlayıp, suçsuzları içeriye atıp suçluları elini kolunu sallayarak dolaşmasını sağlamayan ve nihayet bir devrimci olarak bir toplumun sosyal, kültürel,
ekonomik, politik ve hukuki yapısını kökten değiştirmeyi başarmış;herşeyi altüst etmemiş,Ülkesini satmamış VE TÜRKLÜĞÜNÜ SATMAYAN dünya tarihindeki
en üstün şahsiyetlerden birisi olmuştur.
Tarih onu Türk ulusunun en şerefli evlatları ve
insanlığın en büyük liderleri arasında sayacaktır.
Bunun ardından gelen başarıları aslında tek tek anlatılması gereken tek insandır Mustafa Kemal Atatürk... Ülkesini satmayan ve 1927,1931,1935 yıllarında TBMM yine Atatürk'ü cumhurbaşkanlığına seçilen bir
Liderdi. 10 Kasım 1938 yılında saat 09:05'te tüm çabalara rağmen çok sevdiği halkından ayrılmak zorunda kaldı Atam ama bizim nazarımızda ölümsüzlük kazanan tek Liderimizdir...
Senin sözlerinle son vermek istiyorum bu yazıma Atam;

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.


SAYGI İLE ANIYORUZ NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!

29 Ekim 2010 Cuma

29 Ekim Cumhuriyetimiz















Bugün 29 Ekim,
Cumhuriyetimiz 87. Yaşında...
Atamız,
BENİM NAÇİZ VÜCUDUM
BİRGÜN ELBET TOPRAK OLACAKTIR
FAKAT ''TÜRKİYE CUMHURİYETİ''
İLELEBET PAYİDAR KALICAKTIR...
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Dedi ve bizler Cumhuriyetimize ilelebet
sahip çıkacağız bunu unutmayacağız.
Unutulmasına izin vermeyeceğiz!!!

Yılmaz Özdil ne kadar güzel demiş bugün yazısında
''siz siz olun... bedelini kanla canla ödediğimiz Cumhuriyetimize
sahip çıkın, aman diyim devlet katında maymun barındırmayın''
Ağzınıza sağlık Sn:Yılmaz Özdil....

Cumhuriyet kolay kazanılmadı,
bunu yitirmeyi çalışanlara destek olmayın...
Dönen oyunlara gözünüz kapalı seyirci kalmayın...
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...

28 Ekim 2010 Perşembe

11880-11818 yeter!











İnsanın 11880 ve 11818 reklamı
çıktığı zaman,
televizyonu kapatası geliyor...
En azından benim!
Aramızda elbet sevenler vardır ama
ben sevmedim,sevemıyorum...
Bas bas bağırmaları,
reklamı çok fazla yayınlamaları,
saçma sapan hareketler yapmaları
hoş değil ya!
Bu kadar sıkmasalardı bari,
Yada daha mantıklı bir reklam yapsalardı.
Çok daha iyi olurdu.
Arayacağım varsada aramam!
Neyse bu benim şahsi fikrim sonuçta...

yok artık :)


Az önce beni arayan,
Sizden birkaç kalem
paslanmaz çelik alsak,
Montaj adresi versek
gelip monte edermisiniz?
Montaj yok dediğim halde,
Israr eden abimize beni bugün
güldürdüğü için
Teşekkürlerimi borç bilirim...

Güldüğüm olay kendimi bir an
Montajcı gibi hayal etmem yaw:)
Üzerimde mavi tulum,
Takım taklavatıda almışım
Haydi kızlar montaja:)...

27 Ekim 2010 Çarşamba

Mimm :)

Ne yazsam diye düşünürken
Benim ruh ikizim benı mimlemiş:)
Daha önce görmüştüm ama yazamadım..
Fırsat bu fırsat hemen mim'i cevaplıyım:)...
Beğendiğimiz 5 hazır gıdayı resimleriyle paylaşalım demiş...
O zaman başlayalım hemen...



1-Bu ara deli gibi yediğim Eti maximus tabiki, Snickers gibi ımmmm :)




2- Birde Kinder Bueno varr vazgeçmem ben bu güzel tattan
olsada yesem :)




3-Birde Nutella var:) elbetteki sabah kahvaltımı süslemiyor
aksine çikolata krizim geldiği
zaman yada film izlerken
kaşıklamak gibisi yok:)
Birtek kötü tarafı var yedikçe yiyesi geliyor insanın.
Birçoğumuzunda vazgeçilmezi olduğunada eminimmm...




4-Hep çukumela hep çukumela nereye kadar?
Sade Rufflessss var birde
Bir elinde Bira, kocamann kase içerisinde Rufflesss,
bunun yanında kardeşleride var
bak altta yazıyor:)
Birde süper bir film,
Ohh demeyin keyfime :)...





5-Birde son olarakk Patos Critos hani peynirli olan varya,
O işte.
Ama Çerezos Sinemada çok güzel Onuda severim...
Ben genelde Bira içerken mutlaka bu üçünü alırım,
Üçüncü yukarıda:)
Vazgeçilmezler arasındadır.
Ve sonraaa gelsin kilolar..
Mim sona doğru sapıttı baksana:)
Son ikide aklıma gelen ilk şey Bira oldu
Ama onuda seviyorum
Alkolik değilim saptırmayıın
Sadece bu tadı seviyorum :)...
Sonra Bonibon Var,
Ülker Çikolatalı gofret var,
Kremalı bisküvi var,
ımm Jelibon var ,
Varda var hani
Ben sabaha kadar sayarmışım:P

Ohhh gelsinn kilolar...
Reklam dolu blog oldu sankim:p
İsteyen her arkadaşım
bu mimi yapsın bakimm:)

21 Ekim 2010 Perşembe

Öylesine

Kış başlıyor sevgilim
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor
bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan
oysa yapacak ne çok şey vardı
ve ne kadar az zaman
kış başlıyor sevgilim
iyi bak kendine
gözlerindeki usul şefkati
teslim etme kimseye, hiçbir şeye
upuzun bir kış başlıyor sevgilim
ayrılığımızın kışı başlıyor
Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.
Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Her şeye iyi gelen Zaman sizi kanatır...

-Murathan MUNGAN-


Yazamıyorum be cicim,
Bu ara seni çok boşladım.
Aslında uzun zamandan beri yazmıyorum sana.
Hem bu ilk değilki alıştın sen nede olsa...
Pek bir melankoliğim bu ara be blog...
En ufak bir şeyde göz yaşlarıma engel olamıyorum.
Özlemlerim git gide artıyor,Herşey üst üste geliyor.
İçiyorsam sebebi çok!...

Annem geldi sonunda,
Ama şimdide Naz'ımdan ayrılıcam
Evimizin pansiyonluk görevi son buluyor,
Parkelerin üzerinde pat pat koşturan
ayak sesleri olmucak artık,
Akşamları eve gittiğimde Ninal bana ne aldın?
Sorusunuda sormucak,
Ben ayakkabılarımı çıkarmadan hemen önce
çantamı alıp hemen benim odama koymak için
koşturmucak.Kendi yuvasına gidicek benim biriciğim.
İlk işim evde parti vermek olucak :P...

İnsan gördüğü rüyadan çok etkilenirmi?
Bana ara sıra olur mesela.
Gerçekten yaşıyormuş gibi hissederim.
Etkisinde kalırım...

Bugün ilk kez kaderime ağladım,
Ama son olmayacak biliyorum!...
16/10/2010

8 Ekim 2010 Cuma

Yağmur



Gökyüzü bize çok kızmış

Gürleyip duruyor...
Ortalık çamur ,

Kötü bir görüntüsü var bugün İstanbul'un...
Sevemedim,beğenmedim...


Öyle güzel şeyler varki anlatılacak
Ama bende kalsa daha ıyı.
Herşeyide bilmeyin canım :)...

Bugünki hava
beni
eski şarkılara götürdü.
Müzeyyen Senar'den
''Şarkılar seni söyler'' i dinledim.
Farklı duygular beliriyor insanda
bu şarkılarda.
Hele beni mest eden sözü

''En güzel günlerini demek bensiz yaşadın''
O nasıl bir sözdür...


Sonra Zeki Müren girdi devreye

''Şimdi uzaklardasın
Gönül hicranla doldu,

Hiç ayrılamam derken

Kavusmamız hayal oldu''...


Ardından Sorma dedi
''Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş

Kor kor alevler yanıyor içimde

Aşkı beni kül ediyor''...


''Gönül penceresinden
ansızın bakıp geçtin

Bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin''

Ve son veriyorum cümlelerime...

6 Ekim 2010 Çarşamba

Ekim 2



















Ben işte bunun
tıpkısının aynısını
istiyorum...
Bu nasıl bir güzelliktir,
Bu nasıl bir sevimliliktir,
Canım benim ya...




Havalar iyice soğudu,
Battanıyelerin kullanılma zamanı geldi,
Yapraklarda yavaş yavaş dökülüyor,
Benimse ellerim ayaklarım buz gibi,
Ah birde kış gelince morarıyorlar
Ne kadar estetik bir görüntü oluyor
siz tahmin edin artık...
Olmadı ben fotografını çeker koyarım...

Ben soguk havaları sevemedim gitti
Yaz çocuğuyum ya ondandır kesin...

Karlı bir günde
babamla oynadığım
kartopu geldi aklıma şimdi
Ben hastaydım,
Sabah onu işe uğurlarken
ayağıma ayakkabımı giydirip
kucağına alıp,
karların üzerine atmıştı
sonra birbirimize kar atmaya başlamıştık
ben ilk kez onunla oynamıştım
ve oynadığımız oyunun kartopu oldugunu
ilk o zaman öğrenmiştim...
Küçücük bir çocuktum,
burnum kıpkırmızı,
eşyalarım ıslak,
parmaklarımıda hissetmez olmuştum.
Babam işe gitti,
Annem üstümü değiştirdi,
Sonrasındada ben iyileşmiştim...
Kahramanımın mucize dokunuşu
ve süper fikri beni kurtarmıştı...
Ama babam benımle olsaydı
ben bu mevsımıde severdım...
Çok özlüyorum onu...

Geçenlerde bir yazı okudum
kime ait bilmiyorum ama paylaşmak istedim...

Bir kızın ilk aşkı vazgeçilmezdir.
Bambaşka duygularla bağlanır ona.
Kimseye güvenmediği kadar güvenir.
Hesabı kitabı yoktur bu sevginin;
çıkarsızdır,karşılıksızdır sevgisi.
Ne zaman beni bırkacak?
Ne zaman bitecek bu aşk?
demeden yaşadığın duygudur.
Sen onu bırakıp gitsende,
Başka aşklara yelken açsanda
O seni bırakıp gitmez.
İşte bir genç kızın ilk aşkı böyledir.
Çünkü bu aşkın adı ;
BABADIR...





5 Ekim 2010 Salı

Ekim ayının ilk postu



Yorgunum hemde çok fazlaİzin kullanmayıp
parasını almanın
pişmanlığını
fazlasıyla yaşıyorum...

Bu sabah uyandıgımda,

Keşke almasaydım dedım
mutfakta sigara içerken...


Hafta sonu güzeldi
ama sadece cumartesi
Pazar günü hariç,

Çok sıkıcıydı,

Beşiktaşımın yenılgısınınde
etkisi vardı tabi...

Güzel günler göreceğiz,güneşli günler...

Naz'ım hastaa
çok öksürüyor çook :(

Sabah resmen içim acıdı
öksürüklerini duyunca

Tetan seni çok seviyorum hemde çokk...

29 Eylül 2010 Çarşamba

başlıksız


Mevsim rüzgarları
ne zaman eserse

o zaman hatırlarım
Çocuckluk rüyalarım,
Şeytan uçurtmalarım.

Öper beni annem

yanaklarımdan
Güzel bir rüyadan
sanki sevdiklerim
hayattalarken hala...

Akşama doğru azalınca yağmur
Kız Kulesi ve Adalar
Ah burda olsan çok güzel hala
''İstanbul'da sonbahar''...

Her zaman kolay değil
sevmeden sevişmek
tanımak bir vücudu
yavaşça öğrenmek
Alışmak ve kaybetmek...

İstanbul bugün yorgun
üzgün ve yaşlanmış
Biraz kilo almış,
ağlamış yine
Rimelleri akıyor...

Sakin bir gündü,
Bir o kadarda sıkıcı...
Annem'i özledim,
Yemeklerini,mis kokusunu,
olur olmadık bana kızışlarını,
Çekimser tavırlarını...

Kendimi kuş gibi hissediyorum,
Her ne kadar bu ara
yüzümü yıkamaya üşensemde,
Öncesine nazaran
hafifledim sanki...

Kurcalamıyorum çok fazla hiçbirşeyi,
düşmüyorum üzerine
artık olayların,
oluruna bıraktım...

Tam bır bunalım kız olma
yolunda ılerlıyordum
Neysekı ucuz atlattım :)...


28 Eylül 2010 Salı

Boş işler müdüresi

Her zaman olduğu gibi
Boş işlerle uğraşmaya devam...


Gerekirse bır defter alıcam kendime
ve İlkokulda sayfalarca yazardık ya
Işık ılık süt iç,
İpek eve gel,
İpek ipi tut vs si gibi
Sayfalarca ''akıllı ol'' yazıcam mesela...

Daha az tv seyredicem,
Daha az bilgisayar başında takılıcam,
Daha az telefonumla ilgilenicem,
Arkadaşlarıma ve aileme daha çok vakit ayırıcam,
İnsanlar bana ne kadar değer veriyorsa
Bendende o kadar karşılık alıcak,
Ne bir eksik ne bir fazla...
İlaçlarımı daha düzenli içicem,
Eski günlerdeki gibi kendime daha fazla özen göstericem,
Benden önemli benden daha değerlisi olmamalı,
İnsanları daha fazla önemsememeliyim...



24 Eylül 2010 Cuma

Bi el sallayıp kaçıcaktım :)

Uzun bır aradan sonra yine merhaba,
Yazamıyorum neden bılmıyorum ama
girip post yazmak zor geliyor...
Sessiz izleyici olarak düzenlı takıp ettığım
bloglar var elbet,
Ama klavyenin tuşlarına elim varmadı
birşeyler yazmak için...

Pek fazla birşey olmadı aslında
ara sıra puzzle'a birkaç parça eklıyorum,
sürekli ertelenen yüzük takma tarihini
daha fazla kurcalamıyorum...
Annemi yine bosnaya yolcu ettik
20 gün sonra gelicek...
Mahalleden sevdiğimiz bi abimizi evlendirdik,
Çok eğlendik,oynadık döktük kurtlarımızı...

Ve ben bu bayram hiçbiryere çıkmadım
evimde yatıp uyudum.
Bütün gün pijama ve eşortman ikilisiyle takıldım...

Mr sonuçlarımı uzun bir aradan sonra
aldım ve menisküs olmuşum...
Şuan ilaçla tedavi olucam
doktorda ameliyat için acele etmeyelim diyor
bakalım artık hayat neler getiricek...
İlgi beklıyorum sevgi sözcükleri falan
Esirgemeyin bunu benden kuzucuklarım...

Cildiyeyede gittim bu arada
daha önceki kontrolümde doktor
bir hap önermişti bana araştir
eğer kullanmak istersen ona göre
tahlil yaptırırız demişti.
Ben araştırdım ilacı biraz ve doktorada
sordum ve bana yaptıgı acıklamada şuan
bunu kremlerle çözebileceğimizi söyledi
ve o ilacı kullanmamamın daha doğru olduğunu
Hani ilaç kullanacak kadar ileri derecede olmadığını
o sorumlulukları almamam gerektiğini
sinir, stresten uzak durursam
ve elimi ne kadar az suratıma götürürsem
bunu çözebileceğimi söyledi bakalım artık...
Ergenlikten çıkamadım gitti zaten...

6 Eylül 2010 Pazartesi

Kanatsız bir melektin aslında...

Bu ara dilimden düşürmediğim
çok sık dinlediğim bir şarkı var
Mazeretim var asabiyim ben...
Gerçektende öyleyim...

Yapılacaklar listem var mesela
Hafta sonu biraz alışveriş yaptık
bunların arasında;
Naz'a oyun hamuru seti
Kendimede 1000 parçalık puzzle aldım.

Pazar günü ona başladım ama çerçevenın
ustunu henuz tamamlayabilmiş değilim.
Sanırım daha başladıgım anda kaybettim bi parçasını:(
Bakalım ne zaman tamamlayabilicem...

Evdekiler bana pek güvenmiyor açıkçası
yapamazsın diyor,
Hatta onunla iddiaya bile girdim
Eğer yaparsam çerçevesi senden diye
kabul etti:)..
Ben puzzle'ımı tamamlayıp ona en
tuzlu çerçeveyi aldırıyımda görsün paşam...

Yarın çalışmıyoruz
Dinlenmek iyi gelecektir eminim
Evin kalabalığındaki sesler kesin ninni gibi gelicektir...



Bu haftaya
içimi acıtan bir haberle başladım
Üzüldüm hemde çokça..
Oysaki ben Meleğimizin sessiz izleyicisiydim
Okurdum annesinin
Nehir'i için hergün yazdıklarını...
Kızının yaşadıklarını o kadar güzel kaleme alıyorduki...



Son zamanlarda okumak içimden gelmiyordu açıkçası
Yolunda gitmiyordu Nehir'in sağlık durumu üzülüyordum.
Ve o küçük yüreği daha fazla dayanamayıp veda etmiş...
Allah ailesine ve yakınlarına sabır versin.
Seni hiç tanımadığım halde sevdim ben Meleğim :(...

Her ayrılık hüzünlüdür
Hele bir ucu sonsuzluksa...





3 Eylül 2010 Cuma

Hoşgelen güzellikler















İrem Boztepe Photography

Bıcırlar geldi artık bizimleler.

Uzun bir sürede bizimle kalıcaklar...
Sabah kalktığımda;
mutfağa su almaya girdiğimde
gördüğüm manzara karşısında
şaşırdım kaldım tezgahın üstünde
Sanki bomba patlamış...
Bardaklar,tabaklar dizilmişler ardı sıra,
Yine koskocaman bir aile olduk...

Biz 4 kardeşiz...
Ablamlar ikiz,
Abim
ve ben...

İremin annesi
eşinden 12 yıl önce ayrılmıştı...
Tarihten emin değilim ama
İrem ve ablam bizimle birlikte yaşıyorlar...
İrem yiğenim değil aslında bir nevi kardeşim gibi...

Aleyna,Naz ve Ablam'da katıldı
tekrardan aramıza...
Eniştemin ufak tefek sorunları yüzünden
Kendilerini toparlayana kadar,
bizim yanımızda kalıcaklar...
Ama ayrılmadılar,
sadece bir süre böyle idare etmek zorundayız.
Kaynanasıyla kalıcağına
gelip bizimle kalmasının daha iyi olduğunu düşündük
En azından çocuklar bizimle,
gözümüzün önünde.
İlk geceden ev biraz dağıldı ama neyse
idare edicez artık...
Ailemi çok seviyorum.
Gün gelip kavgada etsek, beni üzselerde,
İnsan en ufak birşeyde ailesine sığınıyormuş
En yakın dostu yerine,
ilk çaldığı kapı ailesi oluyormuş...

Yaptığın hatalar karşısında
seni en az eleştiren,
Seçtiğin seçimlere saygı duyan,
Seni kırmamak için hassas davranan,
Senin kötülüğünü hiçbir zaman istemeyen,
Senin başarını takdir eden,
Ağladığında üzülen,
Mutluluğunda sevinen,
Seni herşeyinle kabul eden
ailen oluyormuş yine...

Bazen canını yaksada...


Pansiyonumuz yeniden hizmetinizde(:...


Üstümüze yazdıklarımın hepsi yalan
Onlar olan değil, olmasını istediklerimdi aramızda
Onlar ulaşılmaz dallarında duran hasretlerimdi
Onlar susuzluğumdu düşlerimin kıyısından çekilmiş
Işığa çizdiğim resimlerdi onlar...
N.H.R

2 Eylül 2010 Perşembe

Özlem diniyor















Naz'ım geliyor bugün
taa uzak yollardan...

Şimdi uçaktadır,
annesine bu balık çok büyük
diyordur eminim.
Yada artık onun uçak olduğunu öğrenmiştir...

Rahatsız etmez umarım basınç miniğimi...

Özlemişim burnumda tütüyor...


İremide özledim ilk göz ağrısı o tetasının,
1,5 aydır evimizden uzakta
evimizin neşeleri onlar bizim
aaa birde Aleyna'm var,
oda ailemize katılan ilk esmer çocuk 2.torun...
















Babasının kopyası olmasıda cabası,

İlk aramıza katıldığı zaman,
böceğe benziyor
demiştim.
Onca sarışının arasında tek esmer o ...

Birtek onun resmini paylaşmamıştım
onuda paylaşıyım hemen sizlerle...

İnsan çok küçük yaşta teyze olunca
Boyu kadar yiğenleri oluyor işte böyle...






İremin doğduğu günü hatırlıyorum
çok kötü psikolojım bozulmuştu
bundan 13 sene öncesi...
Bana teyze derse
onu öldürürüm
demiştim
bütün aile bireylerine...


Sahi o zamanlar
ne kadarda mutlu bir aileydik,

Herşey ne kadar güzeldi.

Sonra herşey birden dağıldı,paramparça oldu...


Bu günlerde ben neler yaptım?

Sigarayı çoğalttım,

2kg vermişim,(dün akşam tartı öyle söyledi)

Hemde tok karna...


Sabah kalktım,

Aynaya baktım gülümsedim

Günüm güzel geçsin diye

ama pek fazla işe aradığını söyleyemem...
Denemesenizde olur...


İşe gelmişim her zaman olduğu gibi

Şimdi ise günün bitmesini istiyorum
...

Olmadık şeylere gözyaşı dökebiliyorum
mesela...

Mutsuzum...


Hatta bazen
şu yazdıklarımı okurken

melankolik bir insanın
yazılarını okuyormuş
gibi hissediyorum...
Kimin ah'ını aldım acaba bu denli?

Kimseye bir yararı olmayan
saçma sapan
yazılar yazan bir insanın
bloğundayım sanki.

Siz en azından
uzun bir süre bu bloğa uğramayın mesela

Eziyet olmasın boş yere kimseye...


Başladığım kitapları bitiremememde cabası
1-Ejderha dövmeli kız
2-Aşk
3-Uçurtma avcısı
4-Sinekli bakkal
5-Baba

Bunların hepsine başladım evet
Hangisi bitti hiçbiri
bunlar bitmedende kitap almak yok...
Buda bana ceza olsun...

Neyse bu akşam
miniklerime sarıldığım zaman,
Herşeyi kısa bir süreliğine unutucam...


Bazen susmak gerekiyormuş,
Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş,
Hayatın yalanlarına.
Anlamaya çalışmak saçmalık!
Anlamadan yaşamak gerekiyormuş...
Ama bazen unutmak gerekiyormuş,
Unutulma pahasına.
Zaman değilmiş gideni getiren,
Aslında zamanmış varolanı götüren...
S.Akın








1 Eylül 2010 Çarşamba

Yazmakla yazmamak


Resimdeki arkadaşım kardeştir hatta kardeşimdende ötedir...

Daha önceki postlarımda eminimki bahsetmişimdir ondan Neşe...

Bu resmi geçen sene Nevizadede çekmiştik felekten bir akşam geçirmiştik beraber ahh ahhh...

Özlemişim demiş eğlendiğimiz günleri,
Bende özlemişim hemde çookk...


Gelelim bana Ağustos ayı resmen kabus gibiydi,
Yok yok kesin lanetli bir aydı benim için...
Bugün itibariyle bitti pardon dün gece 00:00 itibariyle
kabus bitti dün gece az'da olsa
huzurlu uyudum sebebi buydu sanırım...

Herşey çok daha güzel olucak derken nedense
çok daha berbat oldu kafam karışık,
Resmen allak bullak oldum Ağustos bitti ya buda biticek...

Evde durumlar bır gece vaktı boka sardı
ara sıra olur bızde ama bu kadar abartılı olmamıştı hiç
üzüldüm hemde çok... Kime mi? Sadece anneme bir huzur
veremedik kadına evlatları olarak birbirimizi yemekten başka
bir işe yaramıyoruz...
Acaba birbirimizi sevmiyormuyuz?
Yok canım o kadarda değil, Ben hepsini çok seviyorum...

Benimde hatalarım var elbet
mesela herkese haddinden fazla değer vermek
kendim gibi görmek gibi...

Geçenlerde doktora gittim dizim ağırıyordu
uzun zamandan beri, ağrısına dayanamayınca
film çektirdik menisküs olabilirmiş :S
MR çektirdim
bakalım ne olucak...
Sahi ben hala MR sonuçlarını almadım
Salı günü çıkıcaktı üşenmezsem bu akşam giderim artık...

Cildiyeye gitmem lazım birde
suratım iyice boka benzedi
Ergenlikten çıkamadım herhalde hala
O kadarda doktora gıttım krem kullandım
banamısın demedi...
Bakalım doktor hanım bu sefer ne dıcek?

Birde psıkologa gıtsemmıkı?
Bi faydası olurmu?
En azından yaşananlara ne şekilde tepkı
verecegımı artık sezemıyorum.
Doktor abi veya abla yardımcı olur herhalde...
Maalum herşey herkesciklere anlatılamıyor...

Saçlarımı boyattım,
Geçen yazda yapmıştım gerçi,
Sonra yine sarıya dönmüştüm...
Bu seferki balköpüğüymüş rengi...
Güzelde olmuş diyorlar.
Sıkılırsam yine sarışın olurum
kökü bende nede olsa değilmi?
Hem orjinal sarışınlardan kim kaldı
birtek bizim aile:)....
Neyse artık
Değişiklik iyidir...

Birde cesaret edebilirsem
dövme yaptırıcam
bileğime Beşiktaş yazdırıcam
ama şuanlık değil
biraz para biriktiriyim sonra :)

Küçüğüm daha çok küçüğüm bu yüzden
bütün hatalarım
Öğünmem bu yüzden
Bu yüzden kendimi
Özel önemli zannetmem.

Küçüğüm daha çok küçüğüm bu yüzden
bütün saçmalamam
Yenilmem bu yüzden
Bu yüzden kendime hala güvensizliğim.

Ne kadar az yol almışım
Ne kadar az
yolun başındaymışım meğer
Elimden yalandan kocaman rengarenk
Geçici oyuncak zaferler...

Küçüğüm daha çok küçüğüm bu yüzden
bütün korkularım
Gururum bu yüzden
Bu yüzden çocuk gibi
korunmasızlığım...

Küçüğüm daha çok küçüğüm bu yüzden
sonsuz endişem
Savunmam bu yüzden
bu yüzden bir küçük iz
bırakmak için didinmem...








13 Ağustos 2010 Cuma

İyiki doğdumm















oğlum;

sana bu mektubu bizim cehennemden yazıyorum
bir yaşıma daha gireceğim neredeyse
tabii bundan haberin yok senin
kronometreye erken bastığın için
beni hep yakışıklı hatırlayacaksın
bizi bırakıp gittiğin yerde
eski güzel günleri düşünüp hayıflanacaksın

Ağıt...


Duygu yoğunluğu yaşıyorum
Hemde fazlasıyla...

Ne kadar mükemmel bir aileye,
sahipmişim ben...

Çok güzel arkadaşlıklar, dostluklar
edinmişim...
ve ben bugün
iyiki doğmuşum,
iyiki hayatımdasınız
diyebiliyorum hemde yürekten...

Gece kardeşim kadar sevdiğim
Neşe'min mesajı geldi..

Tek tek saymaya kalkarsam
blog sayfam onunla dolar...
Esmacım unutmamış
Öperim onu kocaman
Birde Sazanımdan çok güzel bir
mail aldım çok anlamlı :)
Hatta süperdi...

Bugün iş yerindeki arkadaşlarım
çok süper pasta almışlar saolsunlar
resmını cekmedık :( ama tadı hala damağımda :)
Mumları üflerken Gutiyi diledim sana
Sarıldım kocaman:)

Aşk meleğime burdan kocaman
teşekkürlerimi iletiyorum...
Bana çaktırmadan süper organıze etmişler
herşeyi :)...

Birçok arkadaş tebrıklerını
telefon ve ınternet vasıtasıyla iletti
hepsi saolsunlar bende üşenmeden
sıkılmadan, hevesle , mutlulukla
hepsine karşılık verdim...

Resimide şuan gönende askerlik
yapan çok değerli arkadasım cekmiş
Çok mutlu oldum görünce :)

Beni en çok etkileyen ise
biricik abimden gelen mesajdı
onu sizlerle paylaşmak istiyorum...
O kadar duygu doluydukı
en azından benim için öyle
gözyaşlarıma engel olamadım ...


Büyüme arkadaş
hayat senide harcar,
Eğer büyürsen dert tiryakisi yapar,
Katar herşeyi üst üste
diyardan diyara atar...

Dert çekersin,hasretle yanarsın,
acı çekersin...

Büyüme arkadaş
bu halinle daha güzelsin...

Bir gün
aşk denilen meçhul
kapını çalıverir...

Önce ümit verir
sonra sokağa salı verir...

Sakın büyüme arkadaş
taş olsada kalbin
eriyi verir...

Her an gülmek istersin
gülemezsin...

Ağlamak istersin
Ağlayamazsın...

Sakın büyüme arkadaş,
Bir daha asla küçülemezsin...

Hep beraber nice mutlu senelere...

Demiş şuan yazarken bile
gözyaşlarıma engel olamadım...
Seni çok seviyorum abi
Buraya yazmak yüzüne söylemekten
daha kolay oluyor....
Annemler ablamlar dogum gunumu
kutlamadı akşam
eve gidip hesabını sormak için
sabırsızlanıyorum:))

10 Ağustos 2010 Salı

Az kalmış

Aslında bu hafta
benım haftam be blog...

O nasıl oluyor diye geçiyordur
elbet içinizden...

Bundan yıllar öncesinde
canım annemin 9 aylık macerasının
sonunda 13 Ağustos tarihinde
ben doğmuşum hayata ilk merhaba
dediğim tarih 13 Ağustos 1987...

Aslında kaza eseri
olan bır cocukmusum
ve benım babam 6 ay boyunca
benım yuzume bıle bakmamış...
Bütün kahrımı annem çekermiş
Çokta üzülürmüş...
Anne yüreği işte evlat dedinmi
akan sular dururmuş...

Taaki 6.ayımda ateşler
içinde yanarken baba diye
ciyaklayınca favorisi olmuşum
babamın ve her evladından ayrı
tuttu benı daha o zamandan bellıymış
aslında ne kadar fırlama oldugum...

Küçücük yüreğimle
babamın yüzümü görmeye
tahammülü bile yokken
birtek baba dememle
feth etmişim paşamın
gönlünün kapılarını...

Babamdan baba sevgisini
yüreğimin en derinlerinde
hissederdim çünkü ben...
Çok deli bir sevgiyle sevdik
biz birbirimizi,
Kız çocukları babalarına
aşık olurlarmış ya
benimde ilk aşkım babamdı...
Onunda annemden sonra ben:)...

Demekki bebeklerınde
çok kuvvetli hisleri varmış
Annemler bana bunu ilk anlattıklarında
anlamıştım.Gözlerim dolu dolu olmuştu
benı neden sevmediğini düşündüm
durdum ama sonuçta beni seviyordu
ve bu sevgiden güzel hiçbir sevgide yoktu...

Sonra gel zaman git zaman
çocukluğumu bir dediğimin iki
edilmediği şekilde yaşadım
En azından ikiz olan ablamlar
ve tek erkek olan abim benim
kadar şanslı değillerdi...

O zamanın şartları
demekki bunu gösteriyordu
kim bilir.Şımarıklığımın en büyük
sebeplerinden biri budur...

Çocuklugumda yaşadığım
en büyük huzursuzluk annemle
babamın tartışmalarıydı...

Çok üzülürdüm
istemezdim ama babam
annemi çok kıskanırdı...

Ama bu hüzünlü bir
doğum günü yazısı olmamalı
Öncelikle Anneme teşekkür ediyorum
9 ay boyunca karnında taşıyıp
beni koruyup kolladığı için
ve suan hala daha benı kucuk kızı
gibi gördüğü için çok ama çok
teşekkür ediyorum....

Babamada çok teşekkur
ediyorum hayata gelebılmeme
anneme istemedende olsa katkıda
bulunduğu için:)
ve benım bir dediğimi iki etmediği
için...

Kardeşlerimede çok teşekkur
ediyorum onlarda benım bır
dediğimi iki etmedikleri için
ve her zaman her yaptıgıma destek
oldukları için....

İyiki benim ailemsiniz
Sizleri çok seviyorum...

Bu seneki doğum
günüm maalum ramazan
ayına denk geliyor
sanırım onumuzdekı
5 senede ona denk gelıcek
Şöyle ihtişamlı bır kutlama
yapamıcam yawww....

Şimcik gelelim
cuma günkü doğum günüme
Öncelikle Beşiktaş spor klubunden
Q7 imzalı ve 7 numaralı bır forma,
Kombine,
Birde futbolcuların imzaladığı
bir futbol topu :)
Hepsi bu kadarcık...

Ayyy şimdiden heyecanlandım:)


Ben o gün olurda
post yazmassam sizde
kutlamazsanıızzz

sizede trip atarımn haberiniz olsun :)
Bakın 3 gün öncesinde haber veriyorum
daha ne yapayım :)



Baksana talihe mal verir kimine
Beni vermiş senin gibi birine :)





9 Ağustos 2010 Pazartesi

Elimde değil



Bir senin gözler beni anlar; elimde değil
Görür görmez deliren ihtiyaçlar; elimde değil
Düşerken son bir kez yalana; benimsin benim
Yalansan yalanı severim elimde değil

Gitme nolur gitme,itirazlar elimde değil
Yalnızım,yalnızız,yalnızlıklar elimde değil
Düşerken son bir kez yalana benimsin benim
Yalansan;yalanı severim elimde değil...

Yüzü suyu hürmetine bir gel aşkın
Içimde bir rüzgar essin
Bu gece doldum,bu gece taştım
Adımı yüzüme söylersin

Gel kollarına bir gel aşkın
Içimde bir rüzgar essin
Geceme doldun,geceme taştın
Güzelsin ah güzelsin

Gözlerinden sızan karanlıklar umrumda değil
Ne şimdi ne sonra ne boşluklar umrumda değil
Düşerken son bir kez yalana benimsin benim
Yalansan yalanı severim elimde değil

Yüzü suyu hürmetine bir gel aşkın
Içimde bir rüzgar essin
Bu gece doldum,bu gece taştım
Adımı yüzüme söylersin

Gel kollarına bir gel aşkın
Içimde bir rüzgar essin
Geceme doldun,geceme taştın
Güzelsin ah güzelsin

Gitme nolur gitme,itirazlar elimde değil
Yalnızım,yalnızız,yalnızlıklar elimde değil
Düşerken son bir kez yalana benimsin benim
Yalansan;yalanı severim elimde değil...

Dizime başını düşür uyu
Saçlarım yüzünde gezsin
Geceler uzun geceler boyu
Ben yorgun sen güzelsin

Dizime başını düşür uyu
Korkular içimden aksın gitsin
Geceler uzun geceler boyu
Ben yorgun sen güzelsin...güzelsin...güzelsin

Bugün Veganın şarkısını
paylaşmak istedim..

Tatil psikolojisini
üzerimden atmış sayılırım
tabiki denizde olsam hiçte fena
olmazdı ama neyse artık...


Çünkü ayrılık da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili....
A.İlhan

29 Temmuz 2010 Perşembe

Heyecanlı:)


Hiç hesapta yokken
Bu nerden cıktı dedım
kendı kendıme
ama demekkı
plansız programsız seyler
dahamı
güzel oluyor ne...

Mutluyum blog
önümde kafamı dagıtabılecegım
3günüm var...

Erdeğe gıdıyorum..
Biletim hazır geriye birtek

bavulumu hazırlayıp toparlamak kaldı...
İnşallah birşeyler unutmam:)...

Onada vaktim var
otobus 00:50 de
Çok heyecanlıyım hemde çok...

Bu sene tatil
benim için
hayal gibi bişidi
.

Ama oldu sanırım
otobuse bınene
kadar
inanamıcam buna...

Rüyamı acaba :)...

1 haftadır cok yoruldum
Eve git ortalıgı toparla
yemek hazırla

bla bla blaaa
çok zormuş gercekten...


Annemle ablam erdekteler
Fırsat bu fırsat
gidiyim dedim

Güzel olucak kısmetse...

Umarım döndüğümde
gizel hikayelerle, güzel anılarla,
hatta resımlerle dönerım...

Mutluluk dileyın bana canlar...
Ahhh ahhh bu rüya keşke hiç bitmese..

Biricikk ailemede
bana bu fırsatı
sundukları içinn
teşekkürlerimi borç
bilir kocaman öperim onları :)...

Yorumlar var
onları henus okumadım bılem
ama dondugumde
ilk işim cevap vermek
olucak onlara yada şimdi :)...



21 Temmuz 2010 Çarşamba

Nerden nereye :)

Bugün bi arkadaşımızın
postundan esinlenerekten
yazasım geldii şöle uzun uzadıya
bi post ama olmaz olmaz
bu iş olamaz :)

Neysem şimdi ben böyle ailemin
küçücük,fıçıcık içi dolu löp löp yağcık:)
hayırsız evlatları olmaktayım:)...

Benim bi dediğimi
iki etmemişlerdir

mesela tehdıtlerımle :)...
Ama gel gelelim abimde
annemin gözünün nuurudur:)

Valla dıorum bak olmaz böyle bir sevgi...
Resmen sevgi yumukçukları şeklinde
takılıyorlar evde...

Mesela kahve ıcıoruz
veya bişiler yıyoruz

hemen abine koydunmu?
diye bir soru
gelıyor...

Koymadım diye takılıyorum
Tabi annem hemen üzülüyor:)...
Düşünün artık annemın ınadına
adam sigarayı ağzına
sürmemışken annem bırakmıyor
die pofur pofur içmeye başladı...

Bir paket kesmiyor
cancazımı bırde akşamları

benden alıyor :)
Hoş bende ondan otlanıom abi kardeş
Geçinip gidioz bir güzel...

Ama abim içmesin yaa ben ona
hiç yakışttıramıorum valla üzülüyorum...
Sen neden o boku yıyosun
demeyın sakın ben yıllardan beridir içiorum:)....





Yaa şimdi benım yıllar yılı bır takıntım var
Ben sandalet giyemiyorum
Sonra parmak arası terlik giyemiyorum...
O kadar çirkin parmaklarım varki yıllar yılı bunun
eziyetini çekmekteyim yazın çorapla oturmanın ne kadar
acı birşey oldugunu bır bılsenız :)
Oje sürdüm yine birşeye
benzemıyor olmayınca olmuyor canım ne yapayım...
Hatta bir keresınde pedikür yapan hatun parmagımı kesmişti
hala onun izlerini taşımaktayım mesela çirkin parmagım
dahada çirkin bir hal aldı tırnagım yamuk uzuyor:( böüüü :(
Yoksa bende isterdim resimdeki ablamız gibi
güzel parmaklara sahip olmayı cici sandaletler giyipp
serin serin dolaşmayı ama nerdee doğuştan şanssızım baksana :)





Sihirli bi güzelliğim yok
o beni peri sanıyor
Hangi hatayı yapsam
silip yine geri sarıyor
Kalbini kırsamda
beni kusursuz biri sanıyor
Bendekide saç o taç görüyor...:)